warning: Creating default object from empty value in /home/ihya/domains/ihya.info/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Zühd

Zühd Hakkında Rağbet Edilecek ve Kaçınılacak Hususlar

Ayetler
(Kârun) zînet ve ihtişam içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını isteyenler 'Keşke Kârun'a verilenin bir benzeri de bize verilseydi. Gerçekten onun büyük şansı var' dediler. Kendilerine ilim verilenler '(Ey Kârun gibi dünyayı isteyenler!) Yazıklar olsun size! İman edip sâlih amel işleyen için Allah'ın sevabı daha hayırlıdır' dediler. (Kasas/79-80)

Burada görüldüğü gibi, Allah Teâlâ zühdü âlimlere nisbet etmiş ve zâhid kimseleri ilimle vasıflandırmıştır. Bu, medhin en yüksek derecesidir.

Ashab'ın ve Âlimlerin Sözleri

Bir rivayette şöyle vârid olmuştur: 'Kullar, dinleri için dünyalarından eksik olana aldırmadıkça 'Lâ ilâhe illallah' demeleri Allah'ın gazabını onlardan uzaklaştırır!'
Başka bir lâfızda 'Dünyalarının kârını dinlerine tercih etmedikçe' şeklinde vârid olmuştur.
Hem bunu yaptıkları, hem de 'Lâ ilâhe illallah' dedikleri zaman Allah Teâlâ onlara 'Yalan söylüyorsunuz! Bu kelimeyi doğrulukla söylemiyorsunuz!' karşılığını verir.

Fakr ve Zühd

Biz burada nimetin hakikatini kısımlarını, derece ve sınıflarını, hususî ve umumî olan derleyici yerlerini zikredeceğiz. Çünkü Allah Teâlâ kullarına olan nimetlerinin hepsini saymak, beşerin gücü dahilinde değildir.

Eğer Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız sayamazsınız,(Nahl/18)

Bu bakımdan biz, nimetlerin marifetinde kanunların yerine geçen küllî emirleri zikredip sonra fer'î hususların zikriyle meşgul olalım. Doğruya muvaffak kılan Allah'tır.

Havaya Uymanın Kötülüğü ve Zühd

Ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki:

"Nefsinin arzularini ilân edinen kimseyi görmüyor musun? Allah onu bile bile saptirdi, kulagini ve kalbini mühürledi ve gözlerine perde indirdi. Allâh'dan baska artik kim hidâyet verebilir? Hâlâ düsünmeyecek misiniz?"

( Casiye Sûre-i Celilesi; 23.)

Ibni Abbas buyurdu ki. «Burada Allah (C.C)'in hidâyetine ve gercek delile dayanmaksizin din edinen kâfir kasdedilmektedir. O nefsine uyar, Allah (C.C)'in Kitabi'na aldiris etmeksizin nefsinin çagrilarina boyun eger, iste bu yüzden nefsinin nevasina tapmis olur.»

Özel Arama
İçeriği paylaş